Verem (tüberküloz) insanlığın en eski hastalıklarından
birisidir. Tüberkülozla ilgili bilinen en eski tıbbi kayıt, milattan bin yıl
kadar öncesinde yaşamış Çinli bilim adamı Huang Ti Nei-Ching'e aittir.
Arkeolojik araştırmalada bulunan, binlerce yıl öncesine ait insan
iskeletlerinde, tüberküloza bağlı değişiklikler tespit edilmiştir. Bu
saptamanın ilk örneği 1908 yılında Smith ve Ruffer tarafından Mısır'da
ortaya çıkarılan 3000 yıllık mumyada tespit edilen omurga tüberkülozudur.
Verem hastalığına neden olan mikrobu ilk kez tanımlayan araştırıcı Dr.
Robert Koch'tur. Bin sekiz yüzlü senelerin ikinci yarısında yaşamış olan
ünlü bilim adamının balgamdan elde ettiği ve tüberkülin adını verdiği
süzüntü, günümüzde halen verem hastalığının teşhisinde "PPD" deri testi
olarak kullanılmaktadır. Aradan geçen yıllar içinde hastalığın tanı
yöntemleri ve tedavisi konusunda çok büyük ilerlemeler olmasına rağmen
tüberküloz, bugün gelmiş olduğumuz noktada hala bir halk sağlığı sorunu
olarak önemini korumaktadır. Hatta son yıllarda verem vakalarında belirgin
bir artış meydana gelmiştir.
Tüberküloz, özellikle akciğeri tutan, ancak vücudun hemen her organına
yerleşebilen, sinsi seyirli bir infeksiyon hastalığıdır. Hastalığa neden
olan etken Mikobakterium adlı mikroptur. Sıklıkla solunum yoluyla bulaşır.
Çocuklarda %90 oranında akciğerlere yerleşir. Ayrıca ağız içi, bademcikler,
barsaklar ve deriye yerleşmesi de söz konusu olabilir. Hastalık bulaştıktan
6 hafta kadar sonra ilk belirtiler görülmeye başlar. 38º C civarında ateş,
halsizlik, iştahsızlık, hafif öksürük, bazan eklem ağrısı görülür. Kuşkusuz
bu belirtiler sadece verem hastalığında görülmez. Çekilen akciğer
röntgeninde şişmiş lenf bezelerinin tespiti öncelikle verem hastalığını
düşündürür.
Tedavi edilmeyen akciğer veremi ilerler; akciğer zarını, iç organları,
kemikleri ve nihayet beyin zarlarını tutarak menenjit sonucu ölüme
yol açabilir. Tüberküloz hastalığının tanısı zor, tedavisi uzun süreli,
pahalı ve zahmetlidir. Tüberküloz menejitte geç tanı konulan çocuklarda
tedaviye rağmen ölüm ya da ağır sakatlıklar kaçınılmaz olabilmektedir. Yine
her hastalıkta olduğu gibi verem hastalığından korunma da hastalığın
tedavisinden çok daha kolaydır.
Verem aşısı (BCG), tüberküloz mikroplarına karşı yüksek derecede koruma
gücüne sahip bir aşıdır. Bebek 1 veya 2 aylık olduğunda sol omuzdan deri
içine yapılır. Uygulandıktan sonra oluşan beyazlık yarım saat içinde
kaybolur. Birkaç hafta içinde yara oluşur, sekizinci haftada kabuklanır.
Doğumdan sonraki 3 ay içinde herhangi bir araştırmaya gerek olmaksızın BCG
aşısı yapılabilir. Ancak üç aydan büyük çocuklara PPD testi yapılıp negatif
bulunduğu taktirde aşı uygulanır. Test pozitif bulunursa bebek, ileri
araştırma, kesin tanı ve tedavi için takibe alınır. Sağlıklı bireylere
uygulanan aşının koruma süresi yaklaşık 5 yıl olduğundan ilkokul 1. sınıfta
verem aşısı tekrarlanmalıdır.