Türkiye'de Trizomi 21 (Down sendromu) risk belirlemesinde kullanılan en
yaygın test halen üçlü testtir. Ancak bebeğin 11.-14. gebelik haftaları
arasında ense pilisi kalınlığının ölçümü, beraberinde anne adayından alınan
kanda beta HCG ve PAPP-A ölçümü ve bunlardan elde edilen değerlerin
bilgisayara girilmesi ve özel bir programa tabi tutulmasıyla da Down
sendromu riski belirlenebilmektedir.
Değerlendirmenin
temelinin dayandığı bilimsel veriler
Ense pilisi
kalınlığı
Başta Trizomi 21 ve Trizomi 18 olmak üzere çeşitli kromozom anomalilerinin
bir kısmında, fetuslarda ense kalınlığının bölgedeki sıvı birikimine bağlı
olarak arttığının gözlenmesiyle birlikte bu ölçümün prenatal tanıda
uygulanabilirliği hakkında teoriler üretilmeye başlanmıştır.
Fetusun ense pilisi kalınlığı trizomi dışında çok çeşitli
nedenlere bağlı olarak artabilir. Bunlar arasında kistik higroma adı verilen
sıvı birikimi yıllardan beri Turner sendromu (45 XO şeklindeki kromozom
anomalisi) ile ilişkili olduğu bilinen bir durumdur. Gerçekten de kistik
higroma tanısı konan ve bu nedenle ileri inceleme yapılan bebeklerde %70
oranında Turner sendromu adı verilen kromozom anomalisine rastlanmaktadır.
Fetusta kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, iskelet yapısıyla ilgili
hastalıklar, konjenital enfeksiyon ve diğer hastalıklara bağlı olarak da
ense kalınlığı artmış bulunabilmektedir.
Beta HCG ve PAPP-A
Kandaki beta HCG seviyesi gebelik ilerledikçe azalmaktadır. Trizomili
bebeklerde bu azalma çok daha yavaş olmaktadır. 11.-14. gebelik haftaları
arasındaki ölçümler Trizomi 21 olan bebeklerde bu azalmanın daha yavaş
olduğunu doğrulamaktadır.
PAPP-A adı verilen madde ise gebelik ilerledikçe artan bir maddedir. Yine
trizomili bebeklerde bu artışın normalden daha yavaş olduğu gözlenmiştir.
Son durum
Henüz yeni olan bu yöntemin uygulanmasında temel sorun ense kalınlığının
doğru ölçülmesidir. Bu ölçüm ise sanıldığı kadar kolay değildir. Ense pilisi
kalınlığını milimetrenin onda birini ölçecek hassasiyette ultrason aletleri
kullanılmalı ve ölçüm esnasında gebelik haftasındaki normal anatomik yapılar
(amnios zarı) fetusun ense pilisinden ayırt edilebilmelidir. Bu da tecrübe
gerektirmektedir. Yine fetusun bu gebelik haftalarında hareketlenmeye
başlamış olması, ölçümün hassas bir şekilde yapılabilmesi için bazen 20
dakika ve hatta daha uzun süren sabırlı bir bekleyişi zorunlu kılmaktadır.
Bilgisayar programı milimetrenin onda birindeki farklılıklardan bile
etkilenmekte ve örneğin 1.4 milimetrelik ense pilisi kalınlığı ile 1.7'lik
ense pilisi kalınlığı ölçümü arasında bile bariz farklılıklar
görülebilmektedir Aşağıda birinci resimde ense pilisi kalınlığı nispeten
doğru olarak ölçülmüş, ancak ikinci resimde ideal olarak ölçülmüş şekilde
görülmektedir. Birinci resim ile ikinci resim aynı fetusa ait olmalarına
karşın birinci ölçüm 1.9 mm, ikinci resim ise 1.6 mm olarak ölçülmüştür. Bu
fark çok anlamlı gibi görünmemesine karşın bilgisayara girildiğinde
belirlenen risk oldukça farklı olmaktadır!


Aşağıdaki resimde ise risk tahmini yapmak için gerekli olan diğer bir veri,
BPM (baş popo mesafesi) ölçümünün ideal şekli gözlenmektedir.Bu ölçümdeki
mili metrik hatalar da risk tahmini sonucunu derinden etkilemektedir.
Sonuç
olarak, incelemede bebeğin BPM'si, ense kalınlığı, anne adayıyla ilgili bazı
bilgiler, kan ölçüm sonuçları bilgisayara girilmekte ve bilgisayar programı
bu verileri aynen üçlü testteki gibi Down sendromu oluşma riskine
dönüştürmektedir.
Bu incelemeye tabi tutulan anne adaylarında risk yüksek bulunduğunda
amniyosentez ya da koryon villus biyopsisi gibi invaziv girişimle kromozom
analizi önerilmektedir. İncelemeyi yaptıran anne adaylarının az ihtimalle de
olsa böyle bir ileri inceleme gerekebileceğini bilmeleri önemlidir
.
İncelemeye katılan anne adaylarındaki kromozom anomalileri %90'lık bir
oranda yakalanabilmektedir. Bu haliyle bu yeni değerlendirme yöntemi,
%60'lık bir trizomi yakalama oranı olan üçlü teste göre daha üstündür.
İncelemenin diğer önemli bir özelliği de bu haftalarda fetusun anomaliler
açısından ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesidir. Bu haftalarda elbette
tüm anomaliler saptanamaz. Ancak anensefali, ekstremite problemleri gibi bu
haftalarda belirti veren anomaliler bu inceleme sayesinde daha erken
tanınmaktadır.
Bu inceleme yapıldığında yine de Üçlü test yapılması gerekir mi?
Üçlü test trizomiler dışında, başta nöral tüp defektleri olmak üzere diğer
bazı anomalilerin de riskini belirler. Üçlü testte kandaki alfafetoprotein (AFP)
değerleri bu konuda önemli bilgiler verebilmektedir. Ancak AFP ile
taranabilen anomaliler, yüksek çözünürlüğü olan ultrason ile yapılan
incelemelerde ("ayrıntılı ultrason") gözlenebilmektedir. Bu nedenle bazı
doktorlar benim de kabul ettiğim görüşe göre 11-14 testinden sonra 19-23.
haftalarda ayrıntılı ultrason yapılacaksa, ayrıca üçlü teste gerek olmadığı
kanısındadırlar. Bazıları ise üçlü testin anne adayında preeklampsi gelişip
gelişmeyeceği konusunda da bilgiler verebilmesi nedeniyle üçlü testin 11-14
testi yapılmış olsa da yine de yapılması gerektiğini savunurlar.