| |
Gebelikte idrar kaçırma
Hamile kadınlar kaçıncı aydan itibaren bu sorunu yaşayabilirler?
Hamilelikte idrar kaçırma şikayetinden önce genel hatları ile idrar
kaçırmadan bahsetmek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Hamilelik
sırasında idrar kaçırma kabaca iki sebebe bağlı olarak ortaya çıkar.
Bunlardan birisi tuvalete gidene kadar idrar kaçırma ile kendini belli eden
"urge inkontinans" diğeri öksürme aksırma gibi karın içi basınç artırıcı
hareketlerle ortaya çıkan "stres inkontinans" tır. Urge inkontinansdaki
faktör idrar torbası adalesinin bir nedenden ötürü irite olmasıdır.
Gebelikte en sık sebep idrar yolu ve mesane enfeksiyonlarıdır. Stres
inkontinanstaki neden ise idrar torbası ile idrarı dışarıya taşıyan yol olan
üretra arasında yer alan sfinkter diye adlandırılan yapının zorlama
karşısında dirençli davranamamasıdır. Hamilelikte idrar kaçırmanın nedeni
henüz tam olarak bilinememesine karşın pek çok etkenin buna yol açabileceği
düşünülüyor.
Bu nedenler nelerdir?
Gebeliğin ilk üç ayı içinde böbrekten geçen ve süzülen kanın miktarı artmaya
başlar. İkinci üç ayında bu miktar en yüksek seviyelere ulaşır. Böbreklerden
idrar yapımı artar. Bu sık idrara gitmeye, çabuk sıkışmaya yol açar. İdrar
torbası ile büyüyen rahim arasında anatomik yer değiştirmeler meydana gelir.
Genişleyen rahim, üzerinde bulunan idrar torbasını da beraberinde yukarıya
ve geriye doğru çeker. Sfinkterin buna eşlik etmesi ile onu yerinde tutan
bağ dokularında gerilmeler ortaya çıkmaya başlar. Gebelikte progesteron
hormonu artar. Bu hormon, başta rahim olmak üzere pek çok organı istirahate
,gevşemeye sevk eder. Ancak progesteron hormonunun artışı ile ortaya çıkan
gevşemeler aynı şekilde sfinkteri yerinde tutan dokularda da gevşemeye neden
olur. Artmış progesteron östrojen reseptör sayısını azaltır. Bu da urge
inkontinansa yol açan önemli faktörlerden biridir. Bu faktör idrar yolları
enfeksiyonlarıyla birlikte hamilelik döneminde çok sıkışınca idrar
kaçırmanın en önemli nedenleridir.
Kilo faktörü
Bunların dışında aşırı kilolu kadınlarda sfinktere binen yükün artması bir
diğer sebeptir. Bazı kadınlarda ise yapısal olarak bağ dokuları güçsüzdür.
Daha önce 4000 gramın üzerinde bebek doğuran kadınlarda bu doğum dikişli
bile olsa, idrar kaçırma riski daha fazladır. Doğum sayısının artması, doğru
orantılı olarak idrar kaçırma şikayetinin artmasına neden olur. Bu genel
bilgiler ışığında idrar kaçırmanın belirgin bir gebelik ayından sonra
başlayabileceğini söylemek mümkün değildir. Tekrarlayan idrar yolu
enfeksiyonu olan gebelerde idrar kaçırma veya idrar yanmaları gebeliğin
erken dönemlerinde de olabilir. Aşırı kilolu bir kadında veya yapısal olarak
bağ dokusu güçsüzlüğü olanlarda öksürme, hapşırma ile idrar kaçırma erken
dönemlerde görülebilir. Bazı kadınlarda ise gebeliğin sonuna kadar sık
idrara gitme dışında başka bir şikayet görülmeyebilir.
Tüm hamilelerde bu sorun gözleniyor mu?
Hamilelerde en sık görülen sorun sık idrara çıkmadır. Neredeyse tüm
gebelerde görülür. Sebebi de daha önce belirttiğim gibi böbreklerden idrar
yapımının artmasıdır. Kilosuna dikkat eden daha önce hiç doğum yapmamış,
idrar yolu enfeksiyonu geçirmeyen bir gebede hiçbir sorun görülmeyebilir.
Hamileyken idrar kaçıranların yapması gerekenler nelerdir?
Öncelikle doktorlarına bu şikayetlerden bahsetmeleri gerekiyor. ABD'de idrar
kaçırma şikayeti olan kadınların yalnızca yüzde 28'i doktora başvuruyor.
Ülkemizde bu oranın daha az olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi de utanma,
çekinme gibi nedenlerle gebelerin öncelikle kendisinden daha deneyimli
olanlarla problemlerini paylaşmalarıdır. Toplumda hanımların idrar
kaçırmaları kanıksanmış olduğu için de bu şikayetler genellikle normal
olarak değerlendirilmektedir. Doktora başvurulduğunda öncelikle idrar
kültürü ve antibiyogram yapılarak idrar yolu enfeksiyonları birinci
basamakta elenmelidir.
İdrar kaçırma bir rahatsızlık belirtisi mi?
İdrar kaçırma idrar kontrolünün henüz gelişmediği çocukluk dönemi dışında
hangi yaşta olursa olsun normal bir olgu değildir. Gebelikte de normal kabul
edilemez.
Hamilelikte yaşanan bu sorun doğumdan sonra da yaşanabilir mi?
Hamilelik sırasında ortaya çıkan anatomik ve fizyolojik değişikliklerin geri
dönmesi, bu sorunların da gerilmesine neden olur. Bu süre de yaklaşık 6
haftadır. Genel anlamıyla sfinkterdeki hareketlilik diye anlatabileceğim "üretral
hipermobilite"ye doğum sırasında ve doğumdan 3-5 gün sonra bakılmış. Bu
ölçümde ileri derecede artma olanların sonraki hayatlarında stres
inkontinans riskinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Urge inkontinans
şikayetleri ise genellikle geri döner.
İdrar kaçırma ile başvuran kadınlara ne gibi işlemler uygulanır?
Öncelikle idrar kültürü ve antibiyogram ile enfeksiyon araması yapılır.
Enfeksiyon varsa tedavi edilir. Bundan sonraki basamak, gebe olmayan
kadınlarda ürodinamik inceleme ile idrar torbasının fonksiyonlarının
belirlenmesidir. Ancak gebelerde değişen anatomik ve hormonal yapı olduğu
için bu inceleme doğum sonrası 6. haftaya bırakılabilir. Bu haftada
şikayetler devam ediyorsa tetkik edilir. Gebe olmayanlarda bırakılacak bir
diğer inceleme sistoskopi ile üretra ve idrar torbasının içinin gözle
muayenesidir. Bu işlem de doğum sonrasına ertelenebilir. İdrar torbası
doluyken yapılacak muayene ve bilinçli bir sorgulama, idrar kaçırma tipini
belirlemede yararlı olacaktır. İdrar kaçırma tipine göre tedavi seçimi
yapılmalıdır.
Tedavi şekli nedir?
Urge inkontinansda sebep enfeksiyonsa, uygun antibiyotik tedavisi
yeterlidir. Progesteron hormonu artışının yaratttığı östrojen reseptör
miktarındaki azalmaya bağlı olan inkontinansda lokal olarak uygulanabilen
östrojen kremler fayda sağlar.
Bunun dışında işeme egzersizleri hastalara önerilebilir. Stres inkontinans
varsa, perine kaslarını çalıştırıcı egzersizler şikayetleri etkin biçimde
azaltır. Gebeliğin son döneminde üretral hipermobilite de ciddi artış tespit
edilirse, hiçbir şikayet olmasa da perine egzersizleri önemlidir. Doğum
sonrası 6 hafta süreyle bu egzersizin yapılması sonraki problemleri
engellemede çok faydalı olacaktır. Doğum sonrasında eğer şikayetler devam
ediyorsa, uygun olan cerrahi veya fiziksel tedavi metodu seçilmelidir.
Hamilelik sırasında cerrahi tedavi uygulanmamalıdır. Doğum sonrasında da
cerrahi tedavi ilk seçenek olmamalı, öncelikle egzersiz ve fizik tedavi
seçenekleri denenmelidir.
Önemli olan özellikle stres inkontinansa yol açabilecek risk faktörlerinin
azaltılmasıdır. Hamilelik döneminde anne aşırı kilo almışsa, şeker hastalığı
varsa, bunun iyi düzenlenmesi, genel hijyen şartlarının sağlanması, risk
faktörlerini azaltacaktır. Doğumun şekli, ileride idrar kaçırma şikayetine
maruz kalma açısından önemlidir. Burada normal doğuma karşı olduğum gibi
mesaj alınmasın istemem. Ancak iri bir bebeğin doğum sırasında pelvik
dokularının aşırı gerilmesinin ileride idrar kaçırma şikayetine yol açacağı
pek çok uzman tarafından ispatlanmıştır. Hatta doğumun dikişli doğum denilen
epizyotomi ile yapılması da bu riski azaltmamaktadır. Bebek başı doğum
kanalından geçerken pudental sinir üzerinde belli yerlerde bası yapar. Bu
sinir üzerinde yapılan araştırmalarda normal doğumların yüzde 60'ında bu
sinirde zedelenme olduğu, bunların yüzde 60'ının da kalıcı olduğu ortaya
çıkmıştır. Bu sinirdeki zafiyet ileride idrar ve gaita tutamamaya yol
açabilir. Bu nedenle doğum yolunun ve doğumun şeklinin (vakum, forseps
kullanımı) kadının ilerideki yaşantısı açısından önemlidir.
İdrar kaçırma bebeği etkiliyor mu?
Genel olarak bebeğe zarar vermez. Ancak idrar yolu enfeksiyonları erken
doğumlara yol açabilir.
|
|