Gebe kalmadan önce yaptırmam gereken bir test var mı?
Hiçbir şikayetiniz veya bilinen bir hastalığınız olmasa bile gebe kalmadan
önce genel bir sağlık kontrolünden geçmenizde fayda vardır. Bu sağlık
kontrolünde tansiyon ölçümü, kilo ölçümü, kan sayımı, idrar tahlili gibi
basit incelemeler, sizin ve eşinizin kan gruplarının belirlenmesi, varolan
ve gebelik üzerine olumsuz etki yapabilecek hastalıkların tanısı ve tedavisi
daha sağlıklı bir gebelik için gereklidir. Daha önceden bilinen bir
hastalığınız varsa gebe kalmadan önce ayrıntılı incelemeler gerekebilir.
En uygun gebelik yaşı nedir?
Sağlıklı bir gebelik ve doğum için bedensel, ruhsal ve hormonal dengenin en
iyi durumda olması gerekir. Kadında gelişim genellikle 18. yaşın sonuna
kadar devam eder. Bu yüzden doğum esnasında yaş alt sınırı 18 olmalıdır. 35
yaş sonrasında ise kromozom anomalilerinde artış görülmesi, beden
fizyolojisinin gebeliğe uyum sağlamasında bazı zorluklar ortaya çıkması
nedeniyle planlı gebelikte yaş üst sınırının 35 olması uygundur. 35 yaşından
sonra gebe kalındığında da günümüzdeki tıbbi ilerlemeler sayesinde, sıkı
doktor kontrolü altında sağlıklı bir gebelik dönemi geçirerek sağlıklı bir
bebeğe sahip olmak mümkün olabilmektedir.
Bir kadın için gebeliğin oluşması açısından en uygun günler
hangileridir?
Kadınlar normalde 28 günde bir adet kanaması görürler. Siklus adı verilen bu
sürenin tam ortası olan 14. gün ovulasyonun (yumurtlamanın) olduğu ve
gebelik oluşma şansının en yüksek olduğu gündür. Teorik olarak siklusun her
gününde (adet görülen günler dahil) gebelik oluşması mümkünken, ovulasyon
günü ve bunun 5 gün öncesi ve sonrası gebelik oluşma şansının en yüksek
olduğu günlerdir.
28 günden daha farklı bir düzene sahip olan kadınlarda ise ovulasyon günü şu
şekilde hesaplanır: Siklus gün sayısından 14 gün çıkarılır. Elde edilen sayı
adet tarihinin ilk gününden itibaren kaçıncı günde ovulasyon olduğunu
gösterir. Örnek olarak 30 günde bir adet gören bir bayanda adetin ilk
gününden sonraki 16. gün ovulasyon günüdür.
Gebelik en erken ne zaman belirlenebilir?
Gebeliği saptamak için günümüzde iki uygun seçenek vardır: kanda gebelik
testi ve idrarda gebelik testi. Bu iki test de gebeliğin başlamasıyla
birlikte salgılanan ve normalde vücutta bulunmayan beta hcg hormonunun
saptanması esasına dayanır. Bu hormon, gebelik ürünü rahim içine yerleşir
yerleşmez salgılanmaya başlar ve kanda henüz adet gecikmeden, idrarda ise
adet bir hafta geciktiğinde saptanarak gebelik tanısı konabilir.
Düşük yaptım, neden olabilir? Tekrar ne zaman gebe
kalabilirim?
Gebeliklerin %15'i ilk trimester (ilk 13 haftalık dönem) düşüğüyle
sonuçlanır. Bunlara henüz adet geçmesi olmadan oluşan düşükler de katılırsa
bu oran %30'a kadar çıkabilir. Bu oran yüksek gözükse de aslında doğanın
mükemmel canlı yaratma işleminin ilk basamağıdır. Döllenme sonucu oluşan
gebelik ürünü her zaman kusursuz değildir. Kromozomal seviyedeki "üretim
hataları" erken dönemlerde vücut tarafından algılanmakta ve gebelik daha
fazla büyümeden "iptal" edilerek daha sonraki kusursuz bir gebelik için
hazırlık yapılmaktadır. Bu yüzden tek bir düşük yapmış olmak bundan sonra da
düşük yapacağınız anlamına gelmez. Kendinizi psikolojik ve fiziksel olarak
hazır hissettiğiniz zaman tekrar gebe kalabilirsiniz. Eğer bu ikinci
denemeniz de düşükle sonuçlanırsa bu durumda ayrıntılı bazı incelemelerden
geçtikten sonra doktorunuzun önerisine göre hareket etmelisiniz.
Bir süre önce düşük yaptım. Tamamen sağlığıma ne zaman
kavuşabileceğimi ve tekrar ne zaman hamile kalabileceğimi merak ediyorum.
Düşük esnasında aşırı kan kaybı olmadıysa, düşük özel bir enfeksiyona bağlı
oluşmadıysa (kızamıkçık, toksoplazma gibi), düşük sonrasında normal dışı
durumlar ortaya çıkmadıysa ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalığınız
yoksa kendinizi psikolojik ve fiziksel olarak hazır hissettiğiniz andan
itibaren gebe kalmanızda sakınca yoktur.
Kısa bir süre önce düşük yaptım ve kanamam devam ettiği için kürtaj
yapıldı. Neden düşük yaptım? Bu durum benim ileride çocuk sahibi olabilmem
üzerine olumsuz bir etki yapar mı?
Gebelik tanısı konduktan sonra erken dönemde gebeliklerin yaklaşık %15'i
düşükle sonuçlanmaktadır. Tanısı konmamış ve "basit bir adet gecikmesi"
sonrası ortaya çıkan şiddetli kanamaların da bir kısmının aslında düşük
olduğunu hesaba katarsak tüm gebeliklerin yaklaşık %30'u düşükle
sonuçlanmaktadır.
Düşük ortaya çıktıktan sonra bazı durumlarda düşük kendi kendine
tamamlanamadığı için ya da kendi kendine tamamlanması aşırı kan kaybına yol
açabileceği için "kürtaj" adı verilen müdahaleyle uterus (rahim) içinde
kalan artıklar temizlenir. Bu işlem genellikle kısa süren ve istenmeyen
durumlara yol açmayan bir işlemdir.
Ancak büyük gebelik haftasındaki düşüklerde istenmeyen durumların ortaya
çıkma olasılığı artar. Bunlar arasında en önemlisi kanamanın devam etmesi,
enfeksiyon gelişmesi gibi kısa dönemde ortaya çıkanlar ve uterusun iç
tabakasında yapışıklık oluşması (Asherman sendromu) gibi geç dönemlerde
ortaya çıkan etkilerdir. Bu istenmeyen durumlar arasında ileriki gebelikleri
engelleyebilecek en önemli durum Asherman sendromudur. Belirtisi kürtaj
sonrası adet miktarının ileri derecede azalması ya da tamamen kesilmesidir.
Asherman sendromu oldukça nadir görülen bir durumdur ve özellikle normal
doğum sonrası plasentanın çıkmaması durumunda yapılan kürtajlarda ve 10
haftayı geçen gebeliklerdeki kürtajlarda görülür.
Sonuç: Kürtaj sonrası bu istenmeyen durumların oluşmaması kürtajın sizin
ileriki gebelikleriniz üzerinde ihmal edilebilecek kadar az bir etki
yaptığını gösterir. Ancak kürtaj sayısı arttıkça istenmeyen durumların
ortaya çıkma ihtimali artacağı gibi her kürtajın endometrium tabakasında
(bebeğin yerleştiği uterus iç tabakası) bıraktığı nedbeler düşük ya da erken
doğum riskini, plasentanın aşağıya yerleşme riskini (placenta previa)
artırabilir.
Şimdiye kadar üç kez
düşük yaptım: Yeniden gebe kalmadan önce ne gibi tetkikler yapılmalı ve bu
düşüklerin nedeni nedir?
"Tekrarlayan düşükler" gebelik ve doğum alanında çalışmakta olan doktorların
sıklıkla karşılaştığı durumlar arasında yer alır. Bazı anne adaylarında
birçok tekrarlayan düşük sonrasında sağlıklı gebelik ve doğumlar hiçbir
tedavi verilmeden kendiliğinden oluşabilmesine karşın, ben iki veya daha
fazla sayıda düşük yapan bir kadının yeniden gebe kalmadan önce bazı
incelemelerden geçmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu incelemeler:
Yapılması gereken incelemelerden de anlaşıldığı gibi
tekrarlayan düşükler anne adayında bulunan kronik bir hastalıktan (tiroid
bezinin az ya da çok çalışması gibi), kronik bir enfeksiyondan, kan
uyuşmazlığından ve/veya uterusta bir yapısal bozukluktan kaynaklanabileceği
gibi, kadın ve/veya erkekteki kromozomal bir kusurdan (en sık dengeli
translokasyon), ya da kadın ve erkeğin HLA antijenlerinin (doku gruplarının)
birbirine çok yakın benzerlik göstermesinden kaynaklanabilir.
Bunların her biri için ayrı tedavi protokolleri mevcut olup, her durumun
tedavisinin başarı oranları değişkendir. Bu tetkikler tümüyle yapıldıktan ve
tedavi edilmesi gereken hastalık tedavi edildikten sonra yeni bir gebeliğe
başlamak daha uygundur.
6 aydır
korunmamamıza rağmen halen gebe kalamadım. Bir problem mi var?
Her kadının gebe kalabilme "hızı" farklıdır. Bazı bayanlar korunmayı
bıraktıktan hemen sonra gebe kalırken, bazılarının gebe kalabilmesi
gecikmektedir. Bu mutlaka kadında ya da eşinde bir problem olduğu anlamına
gelmez. Bir problem olup olmadığını ortaya çıkarmak için bazı testler
yapılabilir. Ancak bu "kısırlık testleri" basit testler değildir. Zaman
alırlar ve belli bir maliyete neden olurlar. Daha önce herhangi bir
jinekolojik problem yaşamadıysanız, adetleriniz düzenliyse, ağır bir
hastalığınız yoksa, eşiniz de sağlıklıysa ve gebelik için uygun bir
yaştaysanız "kısır" olma riskiniz fazla değildir. Bir sene boyunca haftada
en az iki kez olmak üzere düzenli ilişkide bulunmanıza rağmen gebe
kalamadıysanız bu durumda tetkiklerin başlatılma zamanı gelmiştir. Önceden
doğum kontrol hapı ya da "iğneyle" korunduysanız bu bekleme süresini 14 aya
çıkarabilirsiniz.
Akraba evliliğinde
bebeğim sakat doğar mı?
Ülkemizde akraba evlilikleri sıktır. Akraba evliliklerinden doğan bebeklerin
önemli bir kısmı sağlıklı doğmakta ve yaşamlarını sağlıklı bir şekilde
sürdürmektedirler. Ancak yine de akraba evliliğinden doğacak bebeğin "sakat"
doğma riski diğer evliliklere göre daha yüksektir. Bunun nedeni yakın
akrabalıklarda genetik yapıların birbirine benzemesi ve genetik hastalık
taşıyıcılarının da bir araya gelerek bir aile kurma olasılıklarının yüksek
olmasıdır. Akraba olmayanlarda aynı hastalığı taşıyan iki birey çok düşük
olasılıkla bir araya gelirken, akraba evliliğinde iki taşıyıcı bir araya
geldiğinde bebeklerinde hem anne hem de babadan bu taşıyıcılığı alarak hasta
olma riskleri yükselmektedir.
Düzenli
olarak spor yapan bir anne adayıyım. Gebe kaldığım zaman spor yapmaya devam
edebilir miyim? Hangi spor dalları anne adayları için daha uygundur? Saunayı
kullanmamda bir sakınca var mı?
Gebelikte egzersiz konusunda önerilerimiz, öncesinden düzenli egzersiz
yapanların ve vücutları bu egzersizlere alışık olanların gebelik esnasında
da egzersiz yapmaya devam etmeleridir. Gebelikte önerilen spor türleri
"simetrik" spor türleridir (koşu, yüzme, yürüyüş) gibi. Topla yapılan
sporlar vücuda gelebilecek muhtemel darbeler nedeniyle önerilmez. Ağırlık
kaldırma gibi sporlar da henüz etkisi tam olarak araştırılmadığından
önerilmez. Sauna konusuna gelince: saunada vücut sıcaklığı hızlı bir şekilde
artmakta ve sonra yine hızlı bir şekilde düşürülmektedir. Bunun erken doğum
yapma riskini artırabileceği (ateşli hastalıklarda erken doğum riski artar)
görüşünü taşıdığımdan gebelik esnasında önermiyorum. Koşu, yüzme, aerobik
egzersizler gebelikte de düzenli egzersizlerinizi devam ettirebilmeniz için
seçenekleriniz.
Sezaryenle doğmuş 15
aylık bebeğimiz var. İkincisinin normal olabilmesi için geçmesi gereken bir
süre var mı? Yoksa ne kadar geçerse geçsin yine sezaryen mı olmak zorunda?
Sezaryen sonrası normal vajinal doğumum mümkün olup olmadığının
belirleyicisi iki doğum arası geçen süreden daha çok uterusa sezaryen
esnasında yapılan kesidir. Eğer kesi yatay ise (günümüzde sezaryenlerin
%90'ından fazlası bu kesiyle uygulanıyor), bundan sonraki doğumun normal
olma şansı yüksek. Ancak bunun için bu konuda tecrübesi olan bir doktora
başvurmalı ve yoğun bakım şartları hazır olan bir hastanede doğumu
gerçekleştirmelisiniz. Yatay kesi sonrası normal doğumda uterusun dikiş
yerinin yırtılma ve buna bağlı aşırı kanama ve bebeğin tehlikeye girme riski
binde 2 gibi düşük olmasına karşın yeterince emniyetli şartlar
bulunmadığında (yoğun bakım imkanları, gerektiğinde hızla kan nakli
yapılabilmesi gibi) doğumun tekrar sezaryenle gerçekleşmesinde fayda var.
Tümüyle normal seyreden bir doğumdan diğer bir gebeliğe kadar geçmesi
gereken süre en az iki yıl olmalıdır. Bunun doğum şekliyle ilgisi yoktur.
Daha çok anne adayının kendisini önceki doğumun fiziksel ve ruhsal
etkilerinden arındırmış olmasıyla ilgisi vardır. Bu süre içerisinde bebek de
belli bir büyüklüğe gelmiş olup ihtiyaçları nispeten azalacağından bu süre
sonunda yeni bir gebelik düşünülebilir.
Yeni doğum yaptım. Tekrar ne zaman gebe kalabilirim?
İster sezaryenle, ister normal doğum yapmış olun, yeni bir gebelik için en
az iki yıl beklemenizde fayda vardır. Bu süre sonunda bebeğinizin en önemli
devresi olan ilk 12 ay geçmiş olacak ve vücudunuz da yeni bir gebelik için
gerekli olan "toparlanma" fırsatını bulmuş olacaktır.